21:34:06

Şark Cephesinde değişen bir şey yok

         İran’daki seçim sonucunun halkın iradesini ne ölçüde temsil ettiği konusu İran’ın içinde ve dışında daha uzun bir zaman tartışılacağa benzer.Bu seçimlere danışıklı muhalefetin ileri sürdüğü gibi hile karıştığı doğru olsa bile bunun Cumhurbaşkan...

Mağluptur bu yolda galip: Hizbullah

     Ortadoğu’da çoğu kez “evdeki hesap çarşıya uymaz” …Nitekim geçen hafta yapılan Lübnan seçimlerinde de böyle oldu ve kazanacağı tahmin edilen Hizbullah önderliğindeki 8 Mart Koalisyonu seçimi az farkla kaybetti.Seçim sonuçları, Suriye bağlantılı bir operasyon...

NAZİST BİR PORTRE: MAHMUT ESAT BOZKURT

Mahmut Esat Bozkurt (1920)         Son birkaç senedir tarihin  kirli sayfalarında gizlenmiş ama resmi tarihçe yüceltilen bir çok kişi ısıtılıp yeniden kamuoyunun önüne  çıkarılır oldu. Bunlardan birisi de M.Kemal döneminin anlı şanlı Adalet Bakanı olan ve 194...

İnsanın Yeri

İnsan dediğin nice işler görür, generalim, Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin. Ama bir kusurcuğu var; Bilir düşünmesini de.   Bertolt Brecht Doğum ve ölüm arasındaki zaman çizgisinde iyilik ve kötülük yapabilme gücüne sahiptir… Doğruyla yanlışı adalet...

Tarım arazisi ihalesi

Anlaşılması zor bir ilişki içindeyiz İsrail’le Ne sevgimiz adam gibi,nede düşmanlığımız, Şeytandır,Siyonistir diyip oy toplarız ,iktidara gelince; Askeri alandan tutunda Su, Toprak ne varsa onlara ihale eder,onlara satarız Yıllardır tek kale oynadığımız tüm  maçlar d...

Tarih
PDF Yazdır ePosta
Editör tarafından yazıldı   
Pazartesi, 06 Nisan 2009 00:17

Atatürk, Büyük Taarruz için

Atatürk, Büyük Taarruz için "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri" emrini verirken sadece Akdeniz'i değil, Ege'yi de kastediyordu. Çükü o yıllarda Ege Denizi yoktu, adı Adalar Denizi'ydi. Bu tarihi bilgiyi aktaran Türkiye gazetesi yazarı Yılmaz Öztuna, hedef İzmir olduğu halde Atatürk'ün neden Akdeniz'i işaret ettiğini şöyle anlatıyor. 

“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!“ Bu ünlü cümle, Büyük Taarruz için 26 Ağustos 1922’de Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 1. ve 2. Ordularımız’a verdiği emirdir. Atatürk’ün Akdeniz’den kasdettiği hiç bir yerde açıkça izah edilmemiştir. Zira bugünkü nesil için Akdeniz, Muğla ilimizin güney kıyıları ile Hatay ilimizin Suriye’ye kadar uzanan kıyıları arasındaki uzun sahili oluşturan büyük denizdir. Atatürk’ün ise, bu denizi değil, hedef İzmir olduğuna göre Ege Denizi’ni işaret etmesi gerekiyordu.

Devamını oku...
 
PDF Yazdır ePosta
Editör tarafından yazıldı   
Pazartesi, 16 Şubat 2009 13:38

türk yunan mübadelesi rumlar izmi

Türkiye ile Yunanistan arasında 86 yıl önce imzalanan mübadele sözleşmesi, Türk denizciliğinde dönüm noktası oldu. Bulaşıcı hastalıklara, kış koşullarına rağmen 50’ye yakın gemiyle 314 bin 52 kişi Türkiye’ye getirildi

Türkiye ile Yunanistan arasında 30 Ocak 1923 yılında imzalanan mübadele sözleşmesi, henüz emekleme aşamasında bulunan Türk denizcilik sektörünü, Ege’nin karşı kıyısından yarım milyona yakın bir insan kitlesini getirme zorunluluğu ile karşı karşıya bırakarak, bir diriliş öyküsünü de başlattı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve Inkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Kemal Arı’nın, tarihsel araştırması, Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi yayınlarından "Türk Ticaret-i Bahriyesi ve Mübadele Gemileri" adıyla kitaplaştırıldı.

Devamını oku...
 
PDF Yazdır ePosta
Editör tarafından yazıldı   
Pazartesi, 12 Ocak 2009 13:38

 Vahdettin portre zaman gazetesi

Zaman gazetesi, Nâzım Hikmet'in vatandaşlıktan çıkartılması kararının geri alınmasını, Sultan Vahdetin gibi isimlere ve ABD'de yaşayan Fethullah Gülen'e pay çıkarmak için fırsat bildi. Zaman gazetesi, dünkü Pazar ekinde, Nâzım Hikmet'in vatandaşlıktan çıkartılması kararının Bakanlar Kurulu tarafından geri alınması vesilesiyle "Elbet bir gün barışacağız" başlıklı bir yazı yayınlayarak, komünist şair hakkındaki karardan Fethullah Gülen'e pay çıkarmaya çalıştı.

Yazıda, komünist olduğundan yıllarca hapis yatan ve yine yıllarca memleketinden uzakta yaşamak zorunda kalan Nâzım Hikmet, benzer şekilde vatandaşlıktan çıkartılan ve ülkesinden uzakta yaşamak zorunda bırakılan Yılmaz Güney ile ülkesini işgal edenlerle işbirliği yaptığından dolayı ülkeden kaçan Sultan Vahdettin, 1924'te halifeliğin kaldırılmasıyla birlikte sürgün edilen Halife Abdülmecid ve Osmanoğulları ailesi ve Saidi Nursi, "aynı zihniyetin mağdurları" olarak gösteriliyor.

Devamını oku...
 
PDF Yazdır ePosta
Editör tarafından yazıldı   
Cumartesi, 10 Ocak 2009 23:06

Jean KEHAYAN


Kampanyayı başlatanlar ve imzalayanlar, biliniz ki, siz geleceğin umudunu ve tarihi gerçekleri taşıyan herkesin kardeşisiniz. Artık biliyoruz ki, Hrant'ın kanı boşuna akmadı. Biz Ermeni asıllı Fransızlar, sizinle dayanışma içindeyiz.

Türk entelektüelleri Ermenilerle bir barış kampanyası başlattılar. 1,5 milyon civarında oldukları tahmin edilen Anadolu Ermenileri'nin yok olmasına yol açan 1915 kıyımlarının acısını taşıyan herkesten özür dilediler. Bu kampayanın imzacıları, Türkiye'nin onurudur.

Eğer özür diliyorlarsa, biliyorlar ki tarihinde karartılmış sayfalar bulunan ülkeler medeni uluslar safına katılamaz. Bugün tüm dünyada Ermenilerden söz edildiği zaman akla otomatik olarak soykırım sözcüğü gelir. Türkler medeniyetlerine bir saldırı olarak algıladıkları bu korkunç kelimeyi duymak istemezler ve her hal ü kârda da kıyım ve tehcirin Osmanlı İmparatorluğu döneminde gerçekleştiğini söylerler.

Devamını oku...
 
PDF Yazdır ePosta
Sol Haber tarafından yazıldı   
Cumartesi, 03 Ocak 2009 13:36

Stalin Holodomor

Hürriyet, “yıllardır gizlenen felaket”i açığa çıkardı: Sovyetler’in gerçekleştirdiği Ukrayna soykırımı… Kökü Nazilere kadar uzanan bu yalan, Hürriyet’in yeni yılda Sovyetler konusunda ilk uydurma haberi oldu. Yenileri bekleniyor. Hürriyet gazetesi, bir gazetecilik başarısına daha imza atarak “yıllardır gizlenen felaket Holodomor”u açığa çıkarttı. Ukrayna’da 1932-33 yıllarında yaşanan kıtlığın yapay olarak Sovyetler Birliği tarafından yaratıldığı, 5-10 milyon kişinin öldürüldüğü bir soykırım olduğu, açığa çıkmak bir yana, yaklaşık yirmi yıldır ağızlardan düşmeyen bir hikaye.

Bu yalan ilk defa 1935 Şubatı’nda ABD’li Nazi sempatizanı medya tekeli William Randolph Hearst'ün Journal, Chicago American ve öteki gazetelerinde yayınlanır. Haberi yapan muhabir "William Walker", fotoğrafları bizzat Ukrayna'da çektiğini iddia eder. Ancak kısa sürede hem fotoğrafların sahte olduğu, hem de William Walker denen kişinin Robert Green adlı bir kanun kaçağı ve fotoğrafları çekmemiş olduğu açığa çıkar.

LAST_UPDATED2
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 15

Haber 61

Trabzon haberleri

Zaman Bölgesel Haberler