|

TTK Başkanı Halaçoğlu ne demişti21 Eylül 1993’ten beri Türk Tarih Kurumu başkanlığı yapan Halaçoğlu Kürtlerin Türkmen kökenli, Kürt Alevileri’nin ise Ermeni kökenli olduğunu iddia eden tartışma yaratan sözlerini geleneksel Dadaloğlu şenlikleri kapsamında düzenlenen sempozyumda şöylemişti: “Kim olduğunuzu bileceksiniz. Mesela bugün Türkiye’de bir Kürt sorunu olduğu söyleniyor. Kürtlerle ilgili birtakım sözler sarf ediliyor. Araştırmalarımda şunu gördüm ki, pek çok Kürt dediğimiz insan aslında Türkmen asıllıdır. Yapısal olarak diyorum ama. Bununla beraber bir şeyi daha ifade ediyorum, söyleyeceklerim fantezi değil, bugün Kürt olarak bilinen hatta hatta Alevi Kürt olarak bilinen insanlar Ermeni’den dönmedir. Bütün bunları yabancı arşiv belgeleri ile o tarihlerde yapılmış birtakım araştırmalara dayanarak söylüyorum.” Vatan gazetesine yaptığı açıklamada da, iddiasını şöyle desteklemişti: “Dikkat ederseniz ben ‘bütün Kürtler Türk’tür’ demiyorum. Ben, bir bilim adamı olarak belgelerle konuşuyorum. Elimizde 1500’lü yıllara ait defterler, kayıtlar var. Zamanı geldiğinde bunların hepsi açıklanacaktır. Ülkede demografik yapı üzerine araştırma yapıyoruz. Bu çerçevede Ermeniler konusunda da çalışıyoruz. Ermeniler’in bir kısmı sürgün edildi, bir kısmı da Türkiye’de kaldı. Sürgünden kurtulan ve kendini Kürt Alevi olarak tanıtan pekçok Ermeni kaldı Türkiye’de. Ben bunlardan bahsettim. Bu konunun bilimsel olmadığını düşünenler iyi düşünsünler. Her söylediğimi belgelendirdiğimi bilsinler.”
Kişisel fikir başka kurumsal kimlik başka Halaçoğlu’nun elinde ne tür belgeler olduğunu bilmiyoruz ama elindeki belgelerin ortaya çıkarır ve diğer tarihçilerle tartışabilir ama bu tartışmatı TTK başkanı sıfatıyla yapması sıkıntı yaratır.. Halaçoğlu’nun başkanı olduğu resmi kuruma emanet edilen belgeleri 1930’lu yıllarına ağzıyla yorumlaması TTK adına son derece talihsiz bir gelişme olarak yorumlanmış kürtler, Alevi dernekelri hatta bazı AKP milletvekilleri tarafından bölücük hatta ırkçılıkla suçlanmıştır. Ertesi gün düzenlediği basın toplantısında ''sözlerinin basında farklı yorumlarla yer aldığını'' söyleyrn Halaçoğlu “Başını kuma gömerek bilim adamlığı yapılmayacağını ifade edip, uzun yıllardır sürdürdüğü bir araştırmaya ilişkin olarak bazı sonuçları açıkladığını, ancak 'bunlarla ilgili yanlış değerlendirmeler yapıldığını'' bildirerek kısmen de olsa çark etmişti. Bir gazetecinin Hülya Avşar’ın annesi Emral’ın “Biz Kürdüz” dediğini hatırlatması üzerine Avşarlar’ın bir Oğuz boyu olduğunu yinemiş ve “Hülya Avşar’ın Türk kökenli olup olmaması beni hiç ilgilendirmez. O konuda polemiğe girmem” dedikten sonra TBMM’de grup toplantısında kendisini bölücükle suçlayıp istifa çağrısı yapan DTP Genel Grup Başkanı Ahmet Türk’ü de üstü kapalı da olsa bölücülükle suçlamıştı.
Tepkiler Halaçoğlu’na en sert tepki Alevilerden gelmiş olup, Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kazım Genç tarafından istifaya davet edilmiştir: “Sayın Halaçoğlu Alevi kültür ve inancı ile Kürt kimliği hakkında söyledikleri ile, Türkiye toplum gerçeğine karşı bölücülük suçu işlemektedir. Halaçoğlu’nun bu yaklaşımı resmi tarihin ödüllendireceği bir davranıştır. Ancak tarih ve sosyoloji biliminde bu davranışın adı bilim insanlığı değil, bilim düşmanlığıdır. Günümüz Türkiye’sinde Halaçoğlu’nun söylemleri bilime değil, ırkçı ve bölücü yaklaşımları ile olsa olsa kara mizaha konu olabilir. 72 millete bir nazar ile bakan Alevilerde, Kürt Alevileri, Türk Alevileri, Balkan Alevileri gibi herhangi bir ayırım söz konusu değildir. Bilimsellikten uzak ırkçı söylemleri nedeni ile Halaçoğlu’nun bulunduğu TTK Başkanlığı’ndaki görevini sürdürmesi, kurumun itibar kaybetmesine neden olacaktır. Bu nedenle, Halaçoğlu, görevinden derhal istifa etmelidir.” Tunceli Barosu avukatlarından Barış Yıldırım Halaçoğlu hakkında suç duyurusunda bulunmuş açıklamasında, Halaçoğlu'nun 'dil, din ve ırk ayrımı yaparak halkı kin ve nefrete sürüklemek' suçundan yargılanmasını istemişti. Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun ise "Halaçoğlu provokatör. Görevden alınmazsa Ankara'da yürüyüş yapacağız" diye konuştmuşu.
Halaçoğlu ve Türk Ocakları: Yargısız infaz varYargısız infaz'la karşılaştığını öne süren Halaçoğlu, sözlerinin "Kürt Aleviler Ermeni dönmesidir" diye çarpıtıldığını söyledikten sonra kendi soyuna da açıklık getirmiştir: "Bazıları benim için 'Ermenidir' diyor. Ermeni de olabilirdim. Ama Türk'üm, Avşar boyundanım. Hindistan'daki Muhammet Halaci, Delhi'deki Kutup Minar'ı yapan hanedanlık içinde yer alır. Gazneli Devleti'nin kurucularındandır. Çok geniş bir alanda geçmişimi çok iyi biliyorum. Bunları niçin söyledim? İnsanın geçmişini bilmesi kadar güzel şey var mıdır? Hepiniz kim olduğunuzu merak etmez misiniz? 'Herkes kimliğini öğrenmek hakkına sahiptir' dedim. Beni ırkçılıkla suçluyorlar. İrene Melikof'un araştırmalarında benim söylediklerim anlatılıyor; Dönmelerden bahsediyor. Onları niye kimse tenkit etmedi? Bizim bilim adamlarımıza neden kimse güvenmiyor?... Halaçoğlu’nu destekleyen Türk Ocakları ise açıklamasında Alevilerin Türk olduğunu, Yusuf Halaçoğlu’ başta Ermeni soykırım iddiaları olmak üzere temel milli konularda yıllardır bilimsel bir duruş sergilediği için solcu ve liberal çevreler tarafından linç edilmek istendiğini açıklamıştır. Sonuç TTK ideolojik çizgiden kurtulmalı
Radikal gazetesi’nin 21 Ağustos 2007 günü 8 sütuna manşetten “TTK Başkanı Halaçoğlu’na her kesimden tepki var: Gitsin artık bu adam” dediği Yusuf Halaçoğlu, konuşmasında “Benim elimde Ermeni ismi, onun Türk ismi ve hangi mahallede oturduğuna dair liste var. Ama bunu hiçbir zaman açıklamayacağım, bu bir tehdit olarak da algılanmasın...” ve Ermeni dönmelerin 1920'lerdeki sayısının 90-100 bin civarında diye devam ederek bazı vatandaşlarımızı zan altında bırakabileceği gücü olduğu vurgusunu yaptığı sözleriyle kendisine resmi olarak emanet edilen belgeleri ve makamı taşımakta sıkıntı yaşadığını belli etmiştir. TTK kurumu’nun bilim camiasındaki saygınlığının sürekliliği ve inandırıcılığı için bilim aşkı dışında her türden ideolojiden uzak tutulması gerekecek tedbirlerin alınması akılcı olacaktır. TTK, Ermeni meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin dış politik sorunlarında önemli ve gerekli bir düşünce merkezi olduğundan yıpratılmaması gerekmekte ama Halaçoğlu’nun temsil ettiği ideolojik çizgiden bilimsel ve ideolojik açıdan tarafsız bir çizgiye çekilmesi sağlanmalıdır.
Fişli vatandaşlık anlayışı demokrasilere özgü değil Aksi taktirde TTK, Türk İslam sentezi ideolojisini bilime yamamaya ve devlet politikasına yön vermeye çalışan resmi destekli bir oluşum damgasından kurtulamayacak, varlığı ve gerekliliği her fırsatta sorgulanacaktır. Uluslararası bilim camiasında isim yapmış akademisyenlerce de TTK destekli Türk tezleri ideolojik olarak değerlendirilebilecek ve Türkiye’nin dış politikasına zarar verebilecektir. Bilimsel doğrulara bile dayansa vatandaşlarının bir bölümünün fişlenmesi, etnik olarak sakıncalı ya da öteki ilan edilmesi, küçümsenmesi veya hedef gösterilmesi eğer bizzat devlet ya da devlet destekli bir kurum tarafından yapılıyor ya da destekleniyorsa o devletin yönetim şekli demokrasi olabilir mi?
|