|
İlyas Karagöz tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 09 Mayıs 2009 23:03 |
|
 Nevruz, İran şemsi senesinin birinci günü idi. İran’ın eski nesli “Ahemeni”ler zamanında resmi yılbaşı Güneş koç burcu mıntıkasına girdiği zaman Nevruz ile başlamaktaydı. Fakat halk arasında daha yaygın ve daha eski bir âdete göre güneşin yaz mevsimini başlatması Nevruz sayılırdı. Nevruz Mısır ve daha başka ülkelerde de kutlanırdı. Bu kutlamalar bir tür, şenlik yapmak şeklindeydi. Osmanlı döneminde de sayılı günlerden biri olarak kutlanmış. Güneş koç burcuna girdiği zaman “Nevruziye” denilen bir macun veya bir tür tatlı dağıtmak adet olmuştu.[1] Eski Türklerin bazıları ve İranlılar, Nevruzu yılbaşı olarak da kutlarlar. Güneşin Hemel burcuna girdiği gün, yani Martın 22 sine rastlayan gün olan Nevruz, İran Şiileri tarafından halen kutlanmaktadır. İran’ın mitolojik destanları; “Tanrı Âdemi o gün yani Nevruz günü yaratmış” diye yazar. Cemşit Şah Piştadiyan padişahıydı ve asıl adı Cem’di. Dünyanın her yanını dolaşmış, Azerbaycan’ı beğenmiş. O nedenle tahtını oraya kurmuş. Şahane bir elbise giymiş ve mücevherlerle işlenmiş tacı ile divana kurulmuş. Güneş tacına vurunca her yer nura boğulmuş. O anı herkes meymenetli, saadetli ve mümtaz bir gün olarak kabul etmiş. O günün adına da “Nevruz” demişler.[2] |
|
Devamını oku...
|
|
|
Editör tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 16 Nisan 2009 00:32 |
|

Hıristiyan dünyası, Hz. İsa'nın göğe yükseldiği gün olarak kabul edilen Paskalya Bayramı'nı değişik ritüeller, şölenler ve yiyeceklerle kutluyor. Ama boyalı yumurtaları tokuşturma geleneği hepsinde var.
Sabah gazetesi yazarı Ahmet Örs, köşesinde (12.4.2009) Paskalya bayramını ve paskalya yumurtasını anlattı:
İlkokuldayken nisan aylarında yediğim yumurtayı hayatımın hiçbir döneminde yemedim. Ankara'daydık; Ulus meydanına yakın, eski Ankara evlerinden oluşan bir mahallede oturuyorduk. Nisan ayı geldiğinde bugün tümüyle iş merkezleri ve modern apartmanların doldurduğu mahallenin bakkalı, büyük sepetler içinde kırmızıya boyanmış, haşlanmış yumurtalar satmaya başlardı. Çok ucuzdu yumurtalar; mütevazı harçlığımızla bunlardan birkaçını satın alabilirdik. En büyük keyfimiz yumurta tokuşturmaktı.
Yumurtası kırılan, onu kazanana verirdi; kazanan da ganimetlerini hemen oracıkta, tuza banarak atıştırırdı. Rakip, yumurtayı kırmasın diye taktikler geliştirilirdi. Başparmak ve işaret parmağı halka şekline getirilir, yumurtanın sivri tarafından sıkıca kavranırdı. Böylece rakibin, yumurtanın en sağlam yeri olan uç kısmına vurması sağlanırdı. |
|
Devamını oku...
|
|
Vedat Başaran tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 09 Nisan 2009 12:32 |
|
 Özellikle Asya mutfak kültürünün vazgeçilmez baş aktörü olan pirinç, dünyanın, tarihi en eskiye dayanan besinlerinin başında geliyor... Farklı mutfak kültürlerinde farklı usullerle pişirilen ve yepyeni lezzetlerle çeşitlenen bu gıda, bir İtalyan restoranında “risotto”, İspanyol mutfağında “paella” olarak çıkıyor karşımıza.Dünyanın en eski temel besin kaynaklarının başında gelen pirinç, buğday kadar değerli bir tahıldır. Günümüzde dünya nüfusunun yarısının temel gıdasını pirinç oluşturuyor. Tropik ve tropikaltı iklim ve coğrafyalarda ekimi yapılan çeltik bitkisinin meyvesi olan pirinç, su içinde yetişen tek tahıl olma özelliği de taşıyor. Buna karşın dünyada 112 ülkede pirinç ekimi yapılıyor. Dünya pirincinin %95’inin üretimi ve tüketimi Asya’da gerçekleştiriliyor. Pirincin dünya sofralarında yer almasına ilişkin pek çok tarih belirtilmekle birlikte, M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzanan bir tarihin varlığından söz ediliyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Editör tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 11 Mart 2009 14:39 |
|

Bulgaristan'da Romanların her yıl düzenlediği geleneksel gelin pazarına bu yıl da binlerce genç kız, eş bulma umuduyla katıldı.
Stara Zagora yakınlarındaki Mogila Kasabası'nda düzenlenen geleneksel pazarda gelinlerin başlık parası binlerce Euro'ya çıkabiliyor.
Ortodoksların Paskalya Bayramı'nın başlangıcından sonraki ilk Cumartesi günü düzenlenen pazara bu yıl ülkenin değişik köşelerinden gelen 2 bini aşkın insan katıldı. |
|
Devamını oku...
|
|
Editör tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 01 Mart 2009 22:38 |
|

Bulgaristan'ın Yambol kentinde yapılan Maske Festivalinde* değişik elbise ve maskeyle gösteri yapan kişiler, ilginç görüntüler oluşturdu.
Bu yıl 9'uncusu yapılan maske festivaline Hırvatistan, Makedonya ve Slovakya ile Bulgaristan'ın çeşitli bölgelerinden 40 grup katıldı. Tunca ve Yambol belediyelerince düzenlenen festivalde ilginç maske ve kıyafet içindeki kişiler, bel ve omuzlarına taktıkları büyük çanlarla zıplayarak, ''kötü ruhları ve kötülükleri'' uzaklaştırdı.Çeşitli temaları sergileyen grupları izleyen Bulgaristan Kültür Bakanlığı görevlileriyle halk ve folklor bilimi uzmanlarından oluşan jüri, daha sonra puanlama yaptı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 10 |